image
  • 15 Mayıs 2018

Hoşgeldin Ey Şehr-i Ramazan.

  • Yorum yapılmamış

ESDER

Hoşgeldin Ey Şehr-i Ramazan.

On bir aylık bir aranın ardından Ramazan ayına yeniden kavuştuk. Bu süre boyunca kalbimizde oluşan kiri, pası temizlemek ve dünya telaşının ruhumuzda açtığı yaraları iyileştirmek için Ramazan ayı hepimiz için büyük bir fırsat.

Bu ayda indirilen Kur’an-ı Kerim’i yeniden gündemimize almak ve her gün bir cüz okuyarak Ramazan ayı boyunca hatim gerçekleştirmek kalbimizdeki imanı tazeleyerek zihin dünyamızı yeniden ihya edecektir.

Ramazan ayında yapılan ibadetlerin diğer aylarda yapılan ibadetlerden daha üstün olması nedeniyle nafile ibadetlere daha çok önem vermeliyiz. Yine yetimlerin, kimsesizlerin ve ihtiyaç sahiplerinin dünyasına her zamankinden daha fazla girerek infaklarımızı bu ayda yapmalıyız.

Hepimizin malumudur ki Ramazan ayı kutlu bir iklimle hayatımıza girmekte ve hızla geçip gitmektedir. Ondan nasiplenmek için ona gereği gibi sahip çıkmalı ve onun getirdiği bereketten her yönüyle istifade etmeliyiz.

Ramazan ayını popüler kültürün pençelerine teslim etmeyip onu folklorik bir merasimine dönüştürmemeliyiz. Özellikle belediyelerin organize ettiği ruhsuz ramazan programlarına ayıracağımız vakti ibadetlere ayırmaya özen göstermeliyiz.

ESDER Bir İyilik Hareketi olarak bu Ramazan ayında tutulan oruçların, okunan Kur’an-ı Kerimlerin, kılınan teravihlerin yanında bir başka güzel ibadeti gündeme getirmek istiyoruz.

Günümüzde insanoğlu şehrin getirdiği hengâme içinde giderek bireyselleşmekte ve yakın akrabalarıyla olan ilişkilerini kaybetmektedir. Ömrü uzatan, rızkı çoğaltan ve beraberinde birçok hayra vesile olan Sıla-i Rahim ibadetini bu Ramazan ayında yeniden gündemimize almalıyız.

Sıla-i rahim, sevinç ve hüzünlerin paylaşılmasını sağlayarak akrabalar arasındaki bağları güçlendirir. Sıkıntılara birlikte çareler aranmasına vesile olur ve dayanışmayı tesis eder. Oluşan birlik ve beraberlik duyguları dargınlıkları sona erdirir.

Bunun için bu Ramazan ayında özellikle en yakın akrabalarımızdan başlayarak ziyaretler gerçekleştirmeliyiz. İftar veya sahurlarımızı aynı şehirde bulunduğumuz akrabalarımızla birlikte yapmaya gayret göstermeliyiz. Bu ayda misafir ağırlamanın ve misafir olmanın bereketine nail olmalıyız.

Bu Ramazan uzun süredir görüşmediğimiz akrabaların listesini çıkartarak en azından telefon ile arayarak Ramazan aylarını tebrik edip onların hayır dualarını alalım. Şehir veya ülke dışında yaşayan akrabalarımızla da bu Ramazan vesilesiyle irtibata geçip hal ve hatırlarını soralım.

Sıla-i Rahim ile başlayan iyilik halesi tüm çevremizi saracak akrabalarımızdan başlayarak komşularımız, iş arkadaşlarımız, ahbap ve dostlarımıza kadar geniş bir dairede İslam kardeşliğinin yaygınlaşmasına vesile olacaktır.

Tanımadığımız birine selam verme, hanım kardeşimize otobüste yer verme, düşen bir çocuğu kaldırma, yaşlı birini karşıdan karşıya geçirme gibi içtimai münasebetler; güler yüz, tatlı söz aslında hepsi birer sıla-i rahimdir. Mü’minlere ve tüm insanlığa ihsanda bulunmak ta en genel anlamda sıla-i rahim kapsamına girer.

İnşallah bu Ramazan tuttuğumuz oruçlarla, kıldığımız namazlarla, okuduğumuz mukabelelerle, yaptığımız infaklarla ve gerçekleştirdiğimiz sıla-i rahimlerle ruhlarımızı yeniden diriltecek dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşacağız.

Ramazan ayında tuttuğunuz oruçların ve yaptığınız ibadetlerin makbul olmasını Rabbimizden niyaz ederiz.